© 2025 Av. Süleyman Güney – Konya Boşanma Avukatı
Giriş: Evlilik Birliğinde Ekonomik Güç ve Hukuki Sınırlar
Evlilik, yalnızca duygusal birliktelik değil; aynı zamanda karşılıklı hak ve yükümlülükler üzerine kurulu bir ortaklıktır. Bu ortaklık içinde ekonomik gücün kötüye kullanılması, eşin ekonomik kaynaklara erişiminin engellenmesi ya da maddi bağımsızlığının kısıtlanması “ekonomik şiddet” olarak tanımlanır.
Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesi, evliliği “birlikte yaşama, sadakat ve yardımlaşma” temelleri üzerine kurmuş; Hukuk Genel Kurulu da bu yükümlülüklerin ihlalini açıkça şiddet türleri arasında değerlendirmiştir (YHGK, E. 2023/490, K. 2024/468, 25.09.2024).
Bu nedenle ekonomik şiddet, yalnızca toplumsal bir kavram değil; doğrudan hukuken tanınmış bir kusur türüdür.
Ekonomik Şiddet Nedir? – Ekonomik Şiddet Oluşturan Durumlar
Ekonomik şiddet; eşin ekonomik kaynakları bir baskı aracı olarak kullanması, diğer eşin mali özgürlüğünü kısıtlaması, temel ihtiyaçlarını karşılamaması veya maddi kontrol yoluyla bağımlılık yaratması şeklindeki davranışların bütünüdür. Yargıtay ekonomik şiddeti geniş yorumlar ve şu davranışları açıkça ekonomik şiddet sayar:
- Düzenli işte çalışmamak ihtiyaçları görmemek,
- Maaş kartını kontrol altında tutmak, kişiyi kendi gelirine erişemez hâle getirmek,
- Telefon hattını kapatmak, iletişimi ve sosyal hayatı kısıtlamak,
- “Fatura” bahanesiyle evin ısınmasını engellemek, temel ihtiyaçlardan mahrum bırakmak,
- Geliri eve yansıtmamak, birliğin giderlerine katkı sunmamak,
- Ekonomik gücü aşağılama ve tehdit aracı olarak kullanmak,
- Aşırı cimrilik veya tutumlulukla baskı kurmak,
- Çocuğun temel ihtiyaçlarını dahi bilinçli şekilde karşılamamak.
Ekonomik Şiddet Boşanma Sebebi midir?
Evet. Ekonomik şiddet, Türk Medeni Kanunu m. 166 uyarınca evlilik birliğini temelinden sarsan kusurlu davranıştır. Genel boşanma nedenlerine ilişkin daha ayrıntılı açıklamalar için bkz.: Boşanma nedenleri.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ekonomik yükümlülüklerin ihlâlini doğrudan ekonomik şiddet kabul eder ve bu tür davranışların boşanma sebebi olduğunu defalarca vurgulamıştır:
- “Birliğin giderlerine katılmamak ekonomik şiddettir.” (YHGK, E. 2023/469, K. 2024/151, 06.03.2024)
- “Kadın ekonomik şiddetten kurtulmak için dava açmakta haklıdır.” (YHGK, E. 2008/2-695, K. 2008/710, 26.11.2008)
Yargıtay’a Göre Ekonomik Şiddetin Türleri
Ekonomik şiddete belirli bir sınırlama getirmek mümkün değildir. Zira ekonomik şiddet içeren davranışlar her olay ve duruma göre değişkenlik gösterebilmektedir. Aşağıdaki başlıklar, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Hukuk Genel Kurulu ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına dayanmaktadır. Her biri boşanma davalarında kusur tespitinde ve tazminat taleplerinde önem taşır.
1. Gelire ve Maaş Kartına El Koyma
Eşin maaş kartının tamamen diğer eşin elinde olması, kişinin kendi geliri üzerinde tasarruf edememesi ekonomik şiddet olarak kabul edilmektedir. Maaş kartı, banka hesapları, gelir kalemleri üzerindeki tek taraflı kontrol ekonomik şiddet olup açık kusur sayılır.
“Kadının maaş kartının erkeğin kullanımında olması ekonomik şiddettir.” (Yargıtay 2. HD, E. 2023/1816, K. 2023/5774)
2. Telefon Hattını Kapatarak Ekonomik ve Sosyal İzolasyon
Eşin telefon hattının kapatılması, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal hayatı da kısıtlayan bir davranıştır. Zira telefon hattı gibi ekonomik değeri olan vasıtalardan mahrum bırakmak kişi üzerinden ekonomik baskı unsuru olup ekonomik şiddet olarak nitelendirilebilecektir.
“Telefon hattını kapatmak ekonomik şiddettir.” (Yargıtay 2. HD, E. 2023/5620, K. 2024/2263)
3. Fatura Bahanesiyle Temel İhtiyaçlardan Mahrum Bırakma
Temel ısınma ihtiyacının engellenmesi doğrudan kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Yargıtay; “yüksek fatura” bahanesiyle evin ısınmasının engellenmesini, hem eşe hem çocuğa karşı ekonomik şiddet olarak değerlendirmiştir:
“Yüksek fatura bahanesiyle evin ısınmasını engellemek ekonomik şiddettir.” (2. HD, E. 2017/5433, K. 2019/2996)
Boşanma davası sürecinde müşterek konutta kimin oturacağına ilişkin ayrıntılı açıklamalar için: Boşanma Davalarında Müşterek Konutun Tahsisi.
4. Aşırı Cimrilik
Hukuk Genel Kurulu, cimrilik derecesindeki aşırı tutumluluğu ekonomik şiddet olarak nitelendirmiş; yıllarca bu baskı altında yaşayan kadının dava açmakta haklı olduğuna karar vermiştir:
“Cimrilik derecesinde tutumluluk ekonomik şiddettir.” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2008/2-695, K. 2008/710)
5. Ekonomik Gücü Hakaret ve Aşağılama Aracı Olarak Kullanma
Eşin, parasıyla övünerek, ekonomik gücünü sürekli gündeme getirerek ve bu yolla baskı kurarak eşini küçük düşürmesi de ekonomik şiddettir:
“Parasıyla övünmek ve ekonomik baskı kurmak ekonomik şiddettir.” ( Yargıtay 2. HD, E. 2023/3475, K. 2024/1150)
6. Çocukların İhtiyaçlarını Karşılamamak
Ekonomik şiddet yalnızca eşe karşı değil; müşterek çocuklara karşı da uygulanabilir. Çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılamamak, gıda, barınma, ısınma ve eğitim giderlerini bilinçli şekilde ihmal etmek ağır kusur sayılmaktadır.
7. Eşin Çalışmasını Engellemek
Kadının çalışmasına engel olmak, mesleki gelişimini sürekli baskılamak ve ekonomik bağımsızlığını ortadan kaldırmak, Yargıtay uygulamasında hem ekonomik hem psikolojik şiddet olarak değerlendirilir.
8. Eşi Borçlandırmak, Kredi Çektirmek
Eşi rızası dışında borçlandırmak, kredi çektirmek veya borç yükünü tek başına onun üzerine bırakmak da ekonomik şiddet örneklerindendir.
9. Eşten Habersiz Mal Satmak
Evlilik birlikteliği içerisinde eşinden habersiz olarak mal satmak ekonomik şiddet olduğu gibi yine kadına düğünde takılan takıları diğer eşin , kadının rızasını almadan satması ekonomik şiddettir.
” evlilik birliği içerisinde alınan aracı eşinden habersiz satarak ekonomik açıdan güven sarsıcı davranışta bulunduğu ” ( Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 14/06/2016 Tarih ve 2016/8493 E. 2016/11651 K.)Ziynet eşyaları, düğün takıları ve ekonomik bağımsızlık ilişkisi için bkz.: Düğünde Takılan Takılar Kime Aittir?
Ekonomik Şiddet Nasıl İspatlanır?
Ekonomik şiddet, hem yazılı deliller hem tanıklar hem de modern dijital delillerle ispatlanabilir. Uygulamada en sık kullanılan deliller şunlardır:
1. Banka Kayıtları ve Kart Hareketleri
Gelire erişimin engellendiğini, maaş kartının yalnızca diğer eş tarafından kullanıldığını veya gelirlerin evden kaçırıldığını gösteren banka dekontları ve hesap hareketleri güçlü delil niteliğindedir.
2. Telefon ve Dijital Erişim Kayıtları
Hatların kapatılması, internet erişiminin engellenmesi, dijital hesaplara erişimin kesilmesi gibi hususlar da ekonomik ve sosyal kısıtlama bağlamında kullanılmaktadır.
3. WhatsApp, SMS ve Sosyal Medya Yazışmaları
Ekonomik baskı, para vermeme tehdidi, faturaları ödememe yönündeki beyanlar, hakaret içeren ifadeler dijital yazışmalar üzerinden ortaya konulabilir.
Mesajların delil niteliğine ilişkin ayrıntılı değerlendirme için: Boşanma Davasında WhatsApp, SMS ve Sosyal Medya Yazışmaları Delil Olur mu?
4. Tanık Beyanları
Ekonomik şiddete ilişkin tanık anlatımları, özellikle tarafların yaşam standardını, evin ısınma durumunu, harcama biçimini, eşin para üzerindeki kontrolünü anlatan beyanlar güçlü delil kabul edilmektedir.
5. Fotoğraf ve Video Kayıtları
Ekonomik şiddetin varlığını gösteren fotoğraf ve video kayıtları delil niteliğindedir. Örneğin boş halde olan buz dolabı, yetersiz beslenmeye ilişkin kayıtlar
6. Yaşam Koşullarını Gösteren Araştırmalar
Isınma yapılmadığına, gıda ve temel ihtiyaçların yeterince karşılanmadığına ilişkin kolluk araştırmaları, fotoğraflar veya diğer tespitler, ekonomik şiddeti somutlaştıran önemli delillerdir.
Hukuka Aykırı Deliller – Ekonomik Şiddet Davalarında Sınırlar
Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik içtihadına göre, hukuka aykırı şekilde yaratılan deliller mahkemece dikkate alınamaz:
“Hukuka aykırı yaratılan deliller kullanılamaz.” (YHGK, E. 2011/2-703, K. 2012/70)
Örneğin;
- Kurgu ses kayıtları,
- Montaj görüntüler,
- Özel olarak kurgulanmış sahte konuşmalar,
mahkemede delil olarak kullanılamaz.
Buna karşılık, tarafların birlikte yaşadığı evde makul biçimde elde edilen bazı notlar, belgeler veya kayıtlar, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilmektedir.
Ekonomik Şiddetin Hukuki Sonuçları
Ekonomik şiddetin ispatlanması hâlinde:
• Duruma göre kusur tamamen ekonomik şiddet uygulayan eşe yüklenir.
• Ekonomik şiddet mağduru maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
• Tedbir ve yoksulluk nafakası lehine doğar.
• Çocukların bakımını aksatan eşin velayet talebi reddedilebilir.
• Evden uzaklaştırma kararı verilebilir.
Boşanma davalarında avukatlık ücretleri ve güncel tarife hakkında bilgi için: Boşanma Davalarında Avukatlık Ücretleri 2026.
Yargıtay’ın yaklaşımı nettir: “Ekonomik şiddet kişilik haklarına saldırıdır; manevi tazminat gerekir.” (Yargıtay 2. HD, E. 2017/5433, K. 2019/2996)
Ekonomik Şiddet – Sadakat Yükümlülüğü İlişkisi
Hukuk Genel Kurulu, sadakat yükümlülüğünün yalnızca cinsel sadakati değil; duygusal, sosyal ve ekonomik sadakati de kapsadığını kabul etmektedir:
(YHGK, E. 2022/765, K. 2023/974)
Bu nedenle ekonomik şiddet:
- Sadakat yükümlülüğünün ihlâlidir,
- İçten bağlılık ilkesine aykırıdır,
- Tek başına boşanma sebebi oluşturabilir.
Anlaşmalı boşanma davası protokolüne ilişkin ayrıntılı rehber için: Anlaşmalı Boşanma Davası Protokolünde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar.
Sonuç
Güncel içtihatlar, ekonomik şiddeti bağımsız, ağır ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir kusur türü olarak değerlendirmektedir. Evlilik birliğinde ekonomik güç, şiddet aracı değil; ortak hayatı sürdüren bir destek unsuru olmalıdır.
İletişim | Av. Süleyman GÜNEY
Av. Süleyman Güney – Konya Boşanma ve İş Davası Avukatı
📍 Adres: Akabe Mah. Şehit Furkan Doğan Cad. Beyplaza B Blok 5. kat No : 502 Karatay/KONYA
📞 Telefon: 545 692 5022
📧 E-posta: av.suleymanguney@gmail.com
🌐 Web Sitesi: www.suleymanguney.av.tr
Not: Randevular önceden planlanmaktadır. Telefon veya e-posta yoluyla iletişime geçerek uygun görüşme saatinizi belirleyebilirsiniz.
Av. Süleyman Güney – Konya’da boşanma, iş hukuku ve arabuluculuk alanlarında profesyonel hukuki destek sunulmaktadır.
© 2025 Av. Süleyman Güney – Tüm Hakları Saklıdır
2 Comments