Olağanüstü Hâl Şartı, Çocuğun Üstün Yararı ve Güncel İçtihat Işığında Değerlendirme
I. Giriş
Kişisel ilişki, çocuğun velayeti kendisinde olmayan kişiyle (çoğunlukla anne ya da baba) belirli gün ve saatlerde görüşmesini, iletişim kurmasını ve bağını sürdürmesini sağlayan hukuki düzendir. Boşanma, ayrılık veya ebeveynlerden birinin vefatı gibi aile yapısını doğrudan etkileyen hâllerde çocuk ile yalnızca anne-baba arasındaki ilişki değil; çocuğun yakın çevresiyle (dede, babaanne, anneanne, dede, kardeş, teyze, hala bazı istisnai hâllerde üvey ebeveyn vb.) bağlarının korunması da gündeme gelir. Boşanma sürecinde yalnızca velayet ve kişisel ilişki değil, boşanmaya götüren hukuki sebeplerin doğru tespiti de önem taşır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için boşanma nedenleri nelerdir? yazımızı inceleyebilirsiniz.
Bununla birlikte Türk hukukunda üçüncü kişiler bakımından kişisel ilişki, kural değil istisna olarak düzenlenmiştir. İstisnanın merkezinde ise tek bir ölçüt vardır: çocuğun üstün yararı.
II. Kişisel İlişkinin Hukuki Çerçevesi
1) TMK m.323–324: Anne ve baba yönünden
Türk Medeni Kanunu’nda velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı düzenlenmiş; bu ilişkinin kapsamı ve sınırları da çocuğun menfaati esas alınarak çizilmiştir.
2) TMK m.325: Üçüncü kişiler yönünden (istisnai hak)
Türk Medeni Kanunun 325. maddesinde ;
” Olağanüstü haller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir.
Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için kıyas yoluyla uygulanır. “
denilmektedir. TMK m.325 uyarınca “olağanüstü hâller” mevcutsa ve çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulması “diğer kişilere, özellikle hısımlarına” dedeye, babaanneye, anneanneye, hala ve teyzeye tanınabilir.
Anayasa Mahkemesi, kişisel ilişki alanında çocuğun üstün yararının hem ulusal mevzuatta hem uluslararası metinlerde genel bir karine olduğunu; her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamış, ayrıca TMK m.323–325’in “katı bir liste” oluşturmadığını, istisnai hâllerin gözetildiğini açıkça ifade etmiştir.
III. TMK m.325’te “Olağanüstü Hâl” Ne Demektir?
“Olağanüstü hâl”, her aile uyuşmazlığında otomatik varsayılan bir durum değildir. Yargıtay uygulamasında; üçüncü kişiyle kişisel ilişki kurulabilmesi için, çocuğun yakın akrabayla ilişkisinin kopmasının çocuk bakımından ciddi bir sakınca doğurması, onlarla kişisel bir ilişki kurulmadığı zaman çocuğun manevi ve ahlaki gelişimi tehlikeye girmesi veya ilişkinin kurulmasını zorunlu kılan özel koşulların varlığı aranır.
Burada kritik nokta şudur: Sadece üçüncü kişinin talebi yeterli olmayıp çocuğun yararı gerektiriyorsa, üçüncü kişiyle ilişkinin tesis edilmesi koruyucu bir işlev görebilir.
IV. Olağanüstü Hâlin Bulunabileceği Tipik Durumlar
Somut olaya göre değişmekle birlikte, uygulamada olağanüstü hâlin tartışılabildiği örnekler şunlardır:
- Ebeveynlerden birinin vefatı sonrası çocuğun diğer aile koluyla bağlarının tamamen koparılması riski
- Çocuğun bakımında fiilen rol üstlenmiş (uzun süre birlikte yaşamış) üçüncü kişiyle bağın kopmasının çocukta psikolojik/duygusal zarar doğurma ihtimali
- Ebeveynin, çocuğu üçüncü kişiyle görüştürmemeyi sistematik biçimde araçsallaştırması (çocuğu çatışmanın nesnesi hâline getirmesi)
- Çocuğun yaşına, gelişimine ve somut koşullara göre üçüncü kişiyle ilişkinin çocuğun menfaatine açık biçimde hizmet etmesi
V. Olağanüstü Hâlin Bulunmadığına Dair Örnekler (Güncel Yargıtay Kararları)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarında, “olağanüstü hâl” değerlendirmesinin dar yorumlandığı ve sırf “görüşmek istiyorum” talebinin tek başına yeterli sayılmadığı görülmektedir.
1) Yurt dışında yaşama tek başına olağanüstü hâl değildir
Yargıtay sırf babanın yurt dışında çalışıp yaşamasını olağanüstü hâl olarak görmemiş ve ebeveyn ile ( dede – büyükanne ) kişisel ilişki kurulmasına ilişkin davayı reddetmiştir.
2) Baba ile aynı evde yaşanması / anne – baba günlerinde görüşme imkânı varsa olağanüstü hâl yoktur
Başka bir uyuşmazlıkta Yargıtay; çocuğun babasının davacılarla aynı evde ikamet ettiği, baba ile kişisel ilişki günlerinde torunla görüşme imkânı bulunduğu durumda olağanüstü hâlin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiğini kabul etmiştir.
Benzer şekilde; boşanma davası devam ederken baba günlerinde görüşme imkânı bulunduğu ve olağanüstü hâle dair delil sunulamadığı durumlarda da olağanüstü hâl kabul edilmemiştir.
VI. Kişisel İlişki Süresi ve Kapsamı
TMK m.325 kapsamında ilişki kurulsa bile, bu ilişkinin süresi ve yoğunluğu bakımından önemli bir sınır vardır: Üçüncü kişiye tanınan kişisel ilişki, anne-babaya tanınan genişlikte olamayacaktır. Diğer bir anlatımla kişisel ilişki süreleri anne-baba da olduğu gibi geniş olamayacaktır. Yine yatılı kalma hususunda daha katı şartlar aranacaktır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi üçüncü kişiler yönünden kişisel ilişki hakkı mevcut olsa dahi, kişisel ilişki süresinin anne-babaya tanınan genişlikte olması beklenemez diyerek; çocukların yaşı, eğitim düzeni, alıştığı yaşam düzeni, tarafların farklı illerde oluşu ve uzman raporu gibi kriterlerin dede ile kişisel ilişkinin tesisinde önem arz ettiğini belirtmiştir.
VII. Dava Usulü: Görevli Mahkeme, İspat ve İnceleme
1) Görevli ve yetkili mahkeme
Bu tür talepler kural olarak çocuğun yaşadığı yerin Aile Mahkemesinin görev ve yetki alanına girmektedir. (Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla).
2) İspat ve araştırma
Mahkeme; çocuğun yaşını, eğitim düzenini, sağlık durumunu, tarafların yaşam koşullarını, geçmiş ilişki biçimini ve özellikle çocuğun üstün yararını değerlendirir. Uygulamada çoğu dosyada sosyal inceleme raporu/uzman raporu belirleyici rol oynar. Olağan üstü durumun ispatı bakımından tanık delilleri, sesli ve yazılı kayıtları, mesajlar önem arz etmektedir.
3) Tedbir (geçici) kişisel ilişki
Yargılama sürecinde, çocuğun yararı gerektiriyorsa geçici düzenleme yapılabilir. Anayasa Mahkemesi, somut olayın koşullarında uzman raporlarıyla desteklenen bir tedbirin, çocuğun üstün yararı gözetilerek ölçülü şekilde uygulanmasını meşru görmüştür.
VIII. Sıkça Sorulan Sorular
1) Babaanne/dede her hâlde torununu görme hakkına sahip midir?
Hayır. TMK m.325 kapsamında üçüncü kişiler için kişisel ilişki istisnadır; “olağanüstü hâl” ve “çocuğun menfaati” birlikte aranır. Şartları varsa çocuk ile dede , babaanne, anneanne arasında kişisel ilişki sağlanabilecektir.
2) Çocukla görüşme / kişisel ilişki hakkı kimlere tanınmıştır?
Kanun maddesinde ” çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir. ” denilmekte olup olağanüstü hâlin mevcudiyetini ve çocuğun menfaati ispatlayan herkes çocuk ile görüşme hakkına sahiptir.
3) Teyze Hala Dayı Amca çocukla görüşebilir – kişisel ilişki talep edebilir mi ?
Evet , teyze – hala – dayı – amca olağanüstü hâlin mevcudiyetini ve çocuğun menfaati ispatladığı takdirde çocuk ile görüşme hakkına sahiptir.
4) “Anne engel oluyor” demek tek başına yeterli mi?
Genellikle hayır. Engellemenin varlığı, yoğunluğu, gerekçesi ve çocuğa etkisi somut delillerle ortaya konulmalı, çocuğun menfaati ispatlanmalıdır.
5) Baba yurt dışında; bu olağanüstü hâl sayılır mı?
Yargıtay uygulamasında sırf babanın yurt dışında yaşaması tek başına olağanüstü hâl kabul edilmemektedir.
6) Ebeveyn ( anne baba ) ile kişisel ilişki günlerinde çocukla zaten görüşebiliyorsak dava açmanın anlamı var mı?
Bu olgu olağanüstü hâl değerlendirmesinde aleyhe yorumlanabilir; Yargıtay, görüşme imkânı bulunan hâllerde olağanüstü hâli kabul etmeyebilmektedir.
7) Üçüncü kişiye yatılı kişisel ilişki verilir mi?
Somut olaya göre mümkündür; ancak çocuk yaşı, düzeni ve uzman raporları belirleyicidir. Üçüncü kişiye tanınan ilişki, anne-baba ilişkisi gibi geniş olamayacaktır.
8) Kişisel ilişki kararına rağmen Çocuk görüşmek istemezse ne olur?
Çocuğun görüşmeyi reddettiği durumlarda mahkemenin yaklaşımı; çocuğun yaşı, beyanı, sosyal inceleme raporu ve üstün yarar ilkesi çerçevesinde değerlendirilir. Bu konuya ilişkin ayrıntılı açıklama için çocuğun baba ile görüşmek istememesi halinde kişisel ilişki nasıl düzenlenir? yazımızı inceleyebilirsiniz.
9) Dava ne kadar sürer?
Dosyanın yoğunluğuna ve uzman raporu/sosyal inceleme sürecine göre değişir. Tedbir talebi varsa, geçici düzenleme daha erken yapılabilir. Konya’da bu tür davalar 1 – 2 yıl sürebilmektedir. Konya Boşanma Avukatı olarak davalarımızda gerekli özen ve dikkati göstererek hızlı sonuç almak için çaba sarf etmekteyiz.
10) Hangi deliller etkili olur?
Mesajlar, tanık anlatımları, geçmişte birlikte yaşama/fiilî bakım ilişkisi, engellemenin kanıtları, okul–sağlık kayıtları, sosyal inceleme raporu, pedagog/psikolog değerlendirmeleri etkili olabilmektedir.
11) Bu davayı kim açabilir?
TMK m.325 kapsamındaki “diğer kişiler” (özellikle hısımlar) somut koşullara göre dava açabilir; ancak hak, olağanüstü hâl ve çocuk yararıyla sınırlıdır.
Boşanma sürecinde kişisel ilişki ve velayet tartışmalarının yanında, malvarlığına ilişkin talepler de sıkça gündeme gelir. Bu kapsamda düğünde takılan takılar kime aittir? başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.
Sonuç
TMK m.325 kapsamında üçüncü kişilerle kişisel ilişki talebi, soyut bir “görüşme arzusu”ndan ibaret görülmeyip, olağanüstü hâl şartı ve çocuğun üstün yararı ekseninde somutlaştırılmak zorundadır. Bu alanda mahkemenin görevi; üçüncü kişinin menfaatini değil, öncelikle çocuğun duygusal, sosyal ve psikolojik gelişimini koruyacak biçimde, ilgili herkesin hakları arasında adil bir denge kurmaktır. Nitekim Anayasa Mahkemesi, kişisel ilişki uyuşmazlıklarında çocuğun üstün yararının belirleyici karine olduğunu ve her olayın kendine özgü koşullarının titizlikle incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Bu nedenle “olağanüstü hâl” değerlendirmesi; tarafların önceki ilişki biçimi, çocuğun yaşı ve ihtiyaçları, engellemenin sürekliliği ve amacı, uzman/sosyal inceleme raporlarının bulguları ile birlikte ele alınır. Olağanüstü hâlin bulunmadığı veya çocuğun menfaatine hizmet etmeyen taleplerin reddi gerekirken; şartların gerçekleştiği hâllerde ise kişisel ilişki çocuğun düzenini bozmayacak ve üstün yararı somut olarak destekleyecek ölçüde kurulmalıdır. Öte yandan kabul hâlinde dahi, üçüncü kişilere tanınan kişisel ilişki anne-baba ile kişisel ilişki gibi geniş ve yoğun şekilde düzenlenemez; süre, kapsam ve uygulama biçimi bakımından ölçülülük ilkesi gözetilerek belirlenmelidir.
İletişim | Av. Süleyman GÜNEY
Av. Süleyman Güney – Konya Boşanma ve İş Davası Avukatı
📍 Adres: Akabe Mah. Şehit Furkan Doğan Cad. Beyplaza B Blok 5. kat No : 502 Karatay/KONYA
📞 Telefon: 545 692 5022
📧 E-posta: av.suleymanguney@gmail.com
🌐 Web Sitesi: www.suleymanguney.av.tr
Not: Randevular önceden planlanmaktadır. Telefon veya e-posta yoluyla iletişime geçerek uygun görüşme saatinizi belirleyebilirsiniz.
Av. Süleyman Güney – Konya’da boşanma, iş hukuku , trafik kazası ve arabuluculuk alanlarında profesyonel hukuki destek sunulmaktadır.
© 2026 Av. Süleyman Güney – Tüm Hakları Saklıdır
Karar Künyeleri
AYM, No: 2014/5974, K.T.: 26/12/2017 (TMK 323–325’in esnek niteliği, çocuk yararı ve somut olay incelemesi vurgusu).
Yargıtay 2. HD, E. 2024/3887, K. 2024/5718, T. 11/09/2024 (babanın yurt dışında yaşaması tek başına olağanüstü hâl değildir).
Yargıtay 2. HD, E. 2024/2242, K. 2024/5334, T. 04/07/2024 (baba günlerinde görüşme imkânı varsa olağanüstü hâl yokluğu).
Yargıtay 2. HD, E. 2024/5430, K. 2024/6450, T. 26/09/2024 (kademeli ilişki/inisiyatifi anneye bırakan düzenleme eleştirisi).
Yargıtay 2. HD, E. 2024/5808, K. 2024/6480, T. 26/09/2024 (üçüncü kişi ilişkisinin anne-baba kadar geniş olamayacağı; süre uzunluğu).