Nafaka artırım davası 2026 güncel bilgiler ve Konya boşanma avukatı

Boşanma davası sonucunda hükmedilen nafaka miktarı, karar tarihindeki ekonomik ve sosyal şartlara göre belirlenir. Ancak zaman içinde enflasyon, hayat pahalılığı, çocuğun eğitim ve bakım giderlerinin artması, tarafların gelir durumunun değişmesi veya nafaka alacaklısının ihtiyaçlarının çoğalması nedeniyle mevcut nafaka miktarı yetersiz hale gelebilir.

Bu durumda nafaka alacaklısı, şartları oluşmuşsa nafaka artırım davası açarak mevcut nafaka miktarının artırılmasını talep edebilir.

Nafaka artırım davası, uygulamada özellikle şu sorularla gündeme gelmektedir:

Anlaşmalı boşanmadan sonra nafaka artırım davası açılabilir mi? Nafaka artırım davası boşanma davasından ne kadar sonra açılır? Nafaka artırımı için beklenmesi gereken süre var mı? Nafaka neye göre belirlenir? Nafaka artırım davasında hakim nafakayı tamamen kaldırabilir mi? Nafaka artırım davası kısmen reddedilirse vekalet ücreti ödenir mi?

Bu yazıda Konya aile avukatı olarak nafaka artırım davasına ilişkin en çok merak edilen soruları 2026 yılı güncel uygulaması çerçevesinde ele alıyoruz.

1. Nafaka Nedir?

Nafaka, kanunda öngörülen şartların oluşması halinde bir kişinin geçimini, bakımını veya eğitim giderlerini karşılamak amacıyla diğer kişi tarafından yapılan parasal katkıdır. Türk Medeni Kanunu’nda nafaka; evlilik birliğinin devamı, boşanma davası süreci, boşanma sonrasındaki yoksulluk hali ve çocukların bakım-eğitim giderlerine katılım yükümlülüğü kapsamında düzenlenmiştir.

Bu kapsamda TMK m.169 uyarınca boşanma veya ayrılık davası açıldığında hakim, dava süresince eşlerin barınması, geçimi ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alabilir. TMK m.175’te boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer taraftan mali gücü oranında yoksulluk nafakası isteyebileceği düzenlenmiştir. TMK m.182’de ise velayet kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.

Dolayısıyla nafaka, yalnızca boşanma sonrasında ödenen sabit bir para yardımı değildir. Nafaka; eşlerin birbirine karşı yükümlülükleri, çocuğun üstün yararı, tarafların ekonomik gücü ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gereken dinamik bir hukuki kurumdur. Bu nedenle zaman içinde tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının değişmesi, çocuğun ihtiyaçlarının artması veya mevcut nafakanın güncel koşullarda yetersiz hale gelmesi durumunda nafaka artırım davası gündeme gelebilir.

Boşanma ve aile hukuku uygulamasında en çok karşılaşılan nafaka türleri şunlardır:

  1. Tedbir nafakası
  2. Yoksulluk nafakası
  3. İştirak nafakası
  4. Yardım nafakası

Nafaka artırım davası ise çoğunlukla yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası bakımından gündeme gelir.

2. Nafaka Türleri Nelerdir?

a. Tedbir Nafakası

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşin veya çocukların geçici olarak korunması amacıyla hükmedilen nafakadır. Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, dava süresince eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alabilir.

b. Yoksulluk Nafakası

Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf lehine hükmedilen nafakadır. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.

c. İştirak Nafakası

İştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine ekonomik gücü oranında katılmasıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesinde, velayetin kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu düzenlenmiştir.

Çocukla ilgili velayet, kişisel ilişki ve çocuğun üstün yararı konularında ayrıca çocuğun baba ile görüşmek istememesi halinde kişisel ilişki başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

d. Yardım Nafakası

Yardım nafakası, boşanma davasından bağımsız olarak kanunda belirtilen yakın hısımlar arasında gündeme gelebilen nafaka türüdür. Bu yazının ana konusu, boşanma sonrasında ortaya çıkan nafaka artırım davalarıdır.

3. Nafaka Neye Göre Belirlenir?

Nafaka miktarı belirlenirken tek bir ölçüt esas alınmaz. Mahkeme, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını, nafaka borçlusunun ödeme gücünü ve hakkaniyet ilkesini birlikte değerlendirir.

a. Tarafların Gelir ve Ekonomik Durumu

Mahkeme, nafaka talep eden kişinin gelirini, çalışma durumunu, malvarlığını, kira giderini, düzenli masraflarını ve geçim koşullarını inceler.

Aynı şekilde nafaka ödeyecek kişinin maaşı, ek gelirleri, taşınmazları, araçları, banka kayıtları, ticari faaliyetleri ve genel ödeme gücü de değerlendirilir.

Bu nedenle nafaka davasında sadece tarafların resmi maaş bordroları değil, fiili yaşam standardı da önem taşır. Bu nedenle boşanma ve nafaka davalarında mahkemeler tarafından taraflar hakkında sosyal ekonomik durum araştırmaları yaptırılmakta, görünen değil gerçekte olan gelir – gider ve ekonomik durumları tespit edilmeye çalışılmaktadır. Konu ile ilgili Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 21.09.2004 T. 2004/9642 E. 2004/9553 sayılı kararında ;

” Mahkemece yaptırılan zabıta araştırmasında davacının kira vermeden ablasının evinde kaldığı, ayrıca babasından dolayı 310.000.000 lira yetim maaşı aldığı; Sivas Sosyal Sigorta İl Müdürlüğünün cevabi yazısında da davalının SSK’dan 404.283.312 lira maaş aldığı açıklanmıştır. Yoksulluk nafakasının takdirinde tarafların mali ve sosyal durumları ile TMK. nun hakkaniyet ilkesinin dikkate alınması gerekir. O halde mahkemece davacı, davalının kahvehanede çalıştığını iddia ettiğine göre bu husus da araştırılmak ve davacının almış olduğu yetim maaşı resmi makamlardan sorularak tespit edildikten sonra, yoksulluk nafakası yönünden tarafların mali ve sosyal durumlarına uygun bir karar verilmelidir.”

denilmektedir. Kararda açık bir şekilde gerekli ekonomik durum araştırmalarının yapılması gerektiği vurgulanmıştır.

b. Çocuğun Yaşı, Eğitimi ve İhtiyaçları

İştirak nafakası bakımından temel ölçüt, çocuğun üstün yararıdır. TMK m.182 uyarınca velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmakla yükümlüdür. Bu nedenle iştirak nafakası belirlenirken çocuğun yaşı, eğitim durumu, okul giderleri, servis ücreti, kurs ve etüt masrafları, kırtasiye giderleri, sağlık harcamaları, barınma, beslenme, giyim, sosyal gelişim ve kişisel ihtiyaçları birlikte değerlendirilir.

Örneğin küçük yaşta belirlenen iştirak nafakası, çocuğun okula başlaması, eğitim giderlerinin artması, özel okul, kurs, servis veya sağlık giderlerinin ortaya çıkması gibi nedenlerle zaman içinde yetersiz hale gelebilir. Çocuğun büyümesiyle birlikte ihtiyaçlarının artması hayatın olağan akışına uygundur. Bu nedenle önceki tarihte makul görülen nafaka miktarı, değişen ekonomik koşullar ve çocuğun güncel ihtiyaçları karşısında yetersiz kaldığında nafaka artırım davası açılması mümkündür.

c. Yoksulluk Nafakası Bakımından Geçim Şartları

Yoksulluk nafakası bakımından temel ölçüt, boşanma nedeniyle taraflardan birinin yoksulluğa düşecek olmasıdır. TMK m.175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak şartıyla, diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Bu nedenle yoksulluk nafakası belirlenirken nafaka talep eden tarafın düzenli gelirinin bulunup bulunmadığı, çalışıp çalışmadığı, mevcut gelirinin zorunlu yaşam giderlerini karşılamaya yetip yetmediği, kira, sağlık, ulaşım ve temel geçim masrafları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirilir.

Yoksulluk nafakasının amacı, boşanma nedeniyle ekonomik olarak zor duruma düşen tarafın asgari yaşam koşullarını sürdürebilmesine katkı sağlamaktır. Bu nafaka türü, nafaka alacaklısını zenginleştirme veya nafaka borçlusunu cezalandırma amacı taşımaz. Mahkeme, nafaka miktarını belirlerken bir yandan nafaka alacaklısının zorunlu ihtiyaçlarını, diğer yandan nafaka borçlusunun ödeme gücünü ve hakkaniyet ilkesini dikkate alır.

d. Enflasyon ve Paranın Satın Alma Gücü

Nafaka miktarı karar tarihinde yeterli görünse bile, zaman içinde enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle ciddi şekilde yetersiz hale gelebilir.

Özellikle uzun süre önce belirlenmiş nafakalarda paranın satın alma gücündeki düşüş, nafaka artırım davasının en önemli gerekçelerinden biridir.

e. Tarafların Sosyal Yaşam Seviyesi

Nafaka belirlenirken yalnızca zorunlu geçim masrafları değil, tarafların evlilik süresindeki sosyal ve ekonomik yaşam seviyesi de dikkate alınır.

Özellikle çocuk bakımından, çocuğun mümkün olduğunca önceki yaşam standardına uygun şekilde desteklenmesi amaçlanır.

f. Hakkaniyet İlkesi

Nafaka miktarının belirlenmesinde hakkaniyet ilkesi önemli bir ölçüttür. Mahkeme, nafaka alacaklısının ihtiyaçları ile nafaka borçlusunun mali gücü arasında makul bir denge kurmak zorundadır. Bu değerlendirme yapılırken yalnızca tarafların beyanları değil; gelir kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırması, yaşam standardı, zorunlu giderler, malvarlığı ve dosyaya yansıyan tüm somut veriler birlikte dikkate alınır.

Bu nedenle nafaka, nafaka alacaklısının temel ve zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaya elverişli olmalı; ancak nafaka borçlusu yönünden de mali gücünü aşan, ölçüsüz ve katlanılamaz bir yük haline getirilmemelidir. Mahkeme, her somut olayda tarafların ekonomik durumunu, nafakanın amacını ve hakkaniyet ilkesini birlikte değerlendirerek uygun nafaka miktarını belirler.

4. Nafaka Artırım Davası Nedir?

Nafaka artırım davası, daha önce mahkeme kararıyla veya anlaşmalı boşanma protokolüyle belirlenmiş olan nafaka miktarının, sonradan değişen ekonomik ve sosyal koşullar nedeniyle artırılması amacıyla açılan davadır. Nafaka miktarı, karar tarihinde tarafların mevcut gelir durumu, ihtiyaçları ve ekonomik koşullar dikkate alınarak belirlenir. Ancak zaman içerisinde enflasyon, hayat pahalılığı, çocuğun eğitim ve bakım giderlerinin artması veya tarafların mali durumlarında meydana gelen değişiklikler nedeniyle mevcut nafaka miktarı yetersiz hale gelebilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi uyarınca, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın artırılmasına ya da azaltılmasına karar verilebilir. Aynı maddede, istem halinde gelecek yıllarda nafakanın tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğinin de karara bağlanabileceği düzenlenmiştir.

Bu nedenle nafaka artırım davasında temel değerlendirme şudur:

Mevcut nafaka miktarı, dava tarihindeki ekonomik ve sosyal şartlar karşısında nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılamaya hâlâ yeterli midir?

Eğer mevcut nafaka miktarı güncel koşullar karşısında yetersiz kalmışsa, tarafların mali durumlarında değişiklik meydana gelmişse veya hakkaniyet nafakanın artırılmasını gerektiriyorsa mahkeme nafakanın artırılmasına karar verebilir.

Özellikle iştirak nafakası bakımından çocuğun yaşı, eğitim durumu, sağlık giderleri ve sosyal ihtiyaçları; yoksulluk nafakası bakımından ise nafaka alacaklısının geçim koşulları, gelir durumu ve nafaka borçlusunun ödeme gücü birlikte değerlendirilir. Bu yönüyle nafaka artırım davası, yalnızca önceki nafaka miktarının düşük kaldığı iddiasına değil, somut ekonomik ve sosyal değişikliklere dayanmalıdır.

5. Anlaşmalı Boşanma Davasından Sonra Nafaka Artırım Davası Açılabilir mi?

Evet. Anlaşmalı boşanma davasından sonra da nafaka artırım davası açılabilir.

Anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar nafaka miktarını serbestçe belirlemiş olabilir. Ancak bu durum, nafakanın ileride hiçbir şekilde artırılamayacağı anlamına gelmemektedir. Özellikle şu hallerde anlaşmalı boşanmadan sonra nafaka artırımı gündeme gelebilir:

  • çocuğun yaşının ilerlemesi,
  • eğitim giderlerinin artması,
  • okul, servis, kurs ve sağlık masraflarının çoğalması,
  • nafaka alacaklısının ekonomik durumunun kötüleşmesi,
  • nafaka borçlusunun gelirinin artması,
  • enflasyon nedeniyle mevcut nafakanın yetersiz kalması,
  • tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında önemli değişiklik meydana gelmesi.

Özellikle iştirak nafakası bakımından çocuğun üstün yararı esas olduğundan, anlaşmalı boşanma protokolünde belirlenen nafaka miktarı çocuğun güncel ihtiyaçlarını karşılamıyorsa artırım davası açılması mümkündür.

6. Nafaka Artırım Davası Boşanma Davasından Ne Kadar Sonra Açılabilir?

Kanunda nafaka artırım davası için “boşanmadan sonra şu kadar süre geçmelidir” şeklinde kesin bir bekleme süresi öngörülmemiştir. Ancak burada önemli olan süre değil, şartların değişip değişmediğidir. Örneğin boşanma kararından kısa süre sonra çocuğun özel okul gideri, ciddi sağlık gideri veya beklenmeyen zorunlu masrafları ortaya çıkmışsa, nafaka artırım davası daha kısa süre içinde de gündeme gelebilir. Buna karşılık boşanma kararından çok kısa süre sonra, hiçbir yeni gelişme veya ekonomik değişiklik olmadan açılan nafaka artırım davasının reddedilme ihtimali vardır. Konu ile ilgili Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 25.12.2014 T. 2014/10872 E. 2014/17263 sayılı kararında ;
” Mahkemece; davacının, ekonomik ve sosyal durumu ayrıntılı olarak araştırıldıktan sonra, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilip, nafaka takdir edilirken taraflar arasında mevcut olan denge durumu da dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken; boşanma kararının üzerinden çok kısa bir sürenin geçtiği, davacının ekonomik durumunda boşanma davası sonrası kayda değer ve onu yoksulluğa düşürecek bir değişikliğin olmadığı hususu dikkate alınmaksızın; eksik araştırma ve inceleme sonucu, yoksulluk nafakasının fahiş oranda indirilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. Hükmün bozulmasına karar verilmiştir. ”

denilmektedir.

Karardan da anlaşılacağı üzere, boşanma kararının üzerinden çok kısa bir süre geçmiş olması ve nafaka alacaklısının ekonomik durumunda boşanma davasından sonra kayda değer bir değişiklik meydana gelmemesi halinde nafaka artırım talebi reddedilebilecektir. Başka bir ifadeyle, yalnızca mevcut nafaka miktarının artırılmasının istenmesi yeterli olmayıp; tarafların mali durumunda, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarında veya hakkaniyet gerektiren koşullarda somut bir değişiklik bulunduğunun ortaya konulması gerekir.

Bu nedenle nafaka artırım davası açılmadan önce mevcut nafaka kararının tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, aradan geçen süre, çocuğun veya nafaka alacaklısının güncel ihtiyaçları ve talep edilecek artırım miktarı dikkatle değerlendirilmelidir. Aksi halde dava tamamen veya kısmen reddedilebilir; bu durum yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından da sonuç doğurabilir. Bu nedenle nafaka artırım davası sürecinde Konya boşanma avukatı desteği alınması önem arz etmektedir.

7. Nafaka Artırım Davası İçin Beklenmesi Gereken Süre Var mı?

Nafaka artırım davası için kanunda belirlenmiş sabit bir bekleme süresi yoktur. Ancak yukarıda da ayrıntılı olarak izah edildiği üzere mahkeme, önceki nafaka kararının tarihini, aradan geçen süreyi, ekonomik koşullardaki değişimi, tarafların gelir durumunu ve nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını birlikte değerlendirir. Bu nedenle uygulamada şu değerlendirme yapılır:

Nafaka miktarı belirlendikten sonra ekonomik ve sosyal koşullarda ciddi bir değişiklik olmuş mu?

Eğer bu sorunun cevabı evet ise, nafaka artırım davası açılması mümkündür.

8. Kararda Nafakanın Her Yıl Artırılacağı Yazıyorsa Nafaka Artırım Davası Açılabilir mi?

Boşanma kararında veya nafaka kararında, nafakanın her yıl belirli bir oran üzerinden artırılacağına ilişkin hüküm bulunabilir. Örneğin kararda nafakanın her yıl TÜFE, ÜFE veya belirli bir oran üzerinden artırılacağı yazılmış olabilir.

Böyle bir artış hükmünün bulunması, kural olarak nafaka artırım davası açılmasına engel değildir.

Çünkü kararda yer alan yıllık artış oranı, nafakanın ekonomik koşullar karşısında tamamen yeterli kalacağını her zaman garanti etmez. Zaman içinde çocuğun ihtiyaçları beklenenden fazla artabilir, eğitim ve sağlık giderleri çoğalabilir, nafaka alacaklısının ekonomik durumu kötüleşebilir veya nafaka borçlusunun gelirinde önemli artış meydana gelebilir.

Bu durumda, kararda yıllık artış oranı bulunsa bile mevcut nafaka miktarı güncel koşullar karşısında yetersiz kalmışsa nafaka artırım davası açılması mümkündür.

Ancak burada önemli olan, yalnızca “daha fazla nafaka istiyorum” demek değildir. Davacı taraf, karardaki artış oranına rağmen mevcut nafakanın neden yetersiz kaldığını somut olay ve delillerle açıklamalıdır.

Örneğin;

  • çocuğun özel okula başlaması,
  • servis, kurs veya sağlık giderlerinin artması,
  • nafaka kararından sonra uzun süre geçmesi,
  • enflasyon karşısında nafakanın alım gücünün ciddi şekilde düşmesi,
  • nafaka borçlusunun gelirinde belirgin artış olması,
  • nafaka alacaklısının ekonomik durumunun kötüleşmesi

gibi durumlar varsa, yıllık artış hükmüne rağmen nafaka artırım davası gündeme gelebilir.

Buna karşılık, kararda zaten düzenli artış hükmü bulunuyor ve buna rağmen somut bir ihtiyaç artışı veya ekonomik değişiklik ispatlanamıyorsa mahkeme artırım talebini reddedebilir.

9. Nafaka Artırım Davası Her Zaman Açılabilir mi?

Nafaka artırım davası, mevcut nafaka miktarının yetersiz kaldığı her durumda açılabilir. Ancak davanın açılabilir olması ile davanın kabul edilmesi aynı şey değildir.

Mahkeme, artırım talebinin haklı olup olmadığını dosya kapsamına göre değerlendirir.

Şu hallerde artırım talebi daha güçlü hale gelir:

  • nafaka kararının üzerinden uzun süre geçmiş olması,
  • mevcut nafakanın enflasyon karşısında değer kaybetmesi,
  • çocuğun eğitim ve sağlık giderlerinin artması,
  • nafaka borçlusunun gelirinin yükselmesi,
  • nafaka alacaklısının ekonomik durumunun kötüleşmesi,
  • önceki nafaka miktarının güncel hayat koşullarında yetersiz kalması.

Buna karşılık şartlarda hiçbir değişiklik yoksa, talep edilen artırım miktarı aşırıysa veya nafaka borçlusunun ödeme gücü yoksa dava tamamen ya da kısmen reddedilebilir.

10. Nafaka Artırım Davasında Nafaka Miktarı Dava Tarihindeki Duruma Göre mi Belirlenir?

Nafaka artırım davasında mahkeme, tarafların dava tarihindeki ekonomik ve sosyal durumunu dikkate alır. Konu ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 08.04.2015 T. 2015/2-46 E. 2015/1158 sayılı kararında ;

” İşte bu nedenledir ki, her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır. Bir başka ifadeyle hüküm, uyuşmazlığın başlangıcından dava açılan güne kadar gerçekleşmiş olayları kapsar. . Somut olayda; davacı/karşı davalı(koca) temyiz dilekçesine eklediği 25.4.2012 tarihli ibraname uyarınca işten ayrıldığını, bu sebeple hüküm altına alınan nafakanın miktarının yüksek olduğunu belirtmiş, Özel Daire de “… davacı/karşı davalı kocanın çalıştığı işten ayrıldığı da nazara alındığında hüküm altına alınan nafaka miktarının çok olduğu…” gerekçesiyle kararı bozmuştur. Bozma ilamında sözü edilen, davacı/karşı davalı (koca)nın çalıştığı işten ayrıldığı olgusunun, ancak davanın açılmasından önce gerçekleşmesi halinde ve buna davada dayanılması durumunda hükme esas teşkil edebileceği kuşkusuzdur. Dava tarihinden sonra temyiz aşamasında davacı/karşı davalı kocanın çalıştığı işten ayrılması halinde ise, az yukarda açıklanan ilkeler gereği, bu yeni olgunun, nafakanın yeniden gözden geçirilmesi amacıyla açılacak yeni dava sırasında dikkate alınabileceği, her türlü duraksamadan uzaktır. “

Denilmektedir. Yine benzer mahiyette Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 09.04.2009 T. 2009/4782 E. 2009/6224 sayılı kararında ;

” her iki tarafın dava tarihindeki ekonomik sosyal durumlarının ilgili yerlerden (Emekli Sandığı, Tapu Sicil Müdürlüğü, Bankalar vs.) resmi şekilde araştırılmadan sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.”

Bu nedenle nafaka artırım davasında yalnızca dava tarihindeki duruma göre değerlendirme yapılacak dava tarihinden sonra meydana gelen durumlar ancak yeni bir dava konusu olabilecektir.

11. Nafaka Artışı Neye Göre Belirlenir ?

Nafaka artırım davasında mahkeme, mevcut nafaka miktarının güncel ekonomik ve sosyal koşullar karşısında yeterli olup olmadığını değerlendirir. Bu değerlendirme yapılırken yalnızca önceki nafaka miktarı değil; tarafların dava tarihindeki ekonomik durumları, nafaka alacaklısının ihtiyaçları, nafaka borçlusunun ödeme gücü ve hakkaniyet ilkesi birlikte dikkate alınır.

Mahkeme genel olarak şu kriterleri inceler:

  • mevcut nafaka miktarı,
  • önceki nafaka kararının tarihi,
  • nafaka kararından sonra aradan geçen süre,
  • enflasyon, paranın alım gücü ve ekonomik koşullar,
  • nafaka alacaklısının güncel ihtiyaçları,
  • nafaka borçlusunun ödeme gücü,
  • tarafların sosyal ve ekonomik durumları,
  • tarafların gelir durumu ve malvarlığı,
  • çocuğun yaşı, eğitimi, sağlığı ve sosyal ihtiyaçları,
  • hakkaniyet ilkesi.

Özellikle iştirak nafakası bakımından çocuğun büyümesiyle birlikte eğitim, sağlık, servis, kurs, giyim, beslenme ve sosyal gelişim giderlerinin artması hayatın olağan akışına uygundur. Yoksulluk nafakası bakımından ise nafaka alacaklısının geçim koşulları, zorunlu yaşam giderleri ve nafaka borçlusunun mali gücü birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle nafaka artırım davası açılırken talep edilen yeni nafaka miktarı soyut ifadelerle değil; somut ihtiyaçlar, ekonomik değişiklikler ve delillerle desteklenmelidir. Aksi halde mahkeme, talep edilen artırım miktarının tamamını kabul etmeyebilir veya şartları oluşmamışsa davanın reddine karar verebilir.

Nafaka miktarlarının belirlenmesinde dikkate alınan ölçütler hakkında ayrıntılı bilgi için nafaka miktarları nasıl belirlenir başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

12. Nafaka Artırım Davasında Deliller Nelerdir?

Nafaka artırım davasında deliller, artırım talebinin haklılığını ispatlamak bakımından önemlidir.

Kullanılabilecek başlıca deliller şunlardır:

  • önceki boşanma kararı,
  • anlaşmalı boşanma protokolü,
  • önceki nafaka kararı,
  • maaş bordroları,
  • SGK kayıtları,
  • banka kayıtları,
  • kira sözleşmeleri,
  • fatura ve makbuzlar,
  • okul kayıtları,
  • servis ve kurs ücretleri,
  • özel okul sözleşmeleri,
  • sağlık raporları ve tedavi giderleri,
  • eczane ve hastane masrafları,
  • ekonomik ve sosyal durum araştırması,
  • tanık beyanları,
  • tarafların taşınmaz, araç ve şirket kayıtları.

Özellikle iştirak nafakası bakımından çocuğun eğitim, sağlık, servis, kurs ve günlük yaşam giderlerini gösteren belgeler önemlidir.

13. Nafaka Artırım Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Nafaka artırım davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetkili mahkeme, Türk Medeni Kanunu’nun 177. maddesi uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. Örneğin nafaka alacaklısı Konya’da yaşıyorsa, şartları varsa dava Konya Aile Mahkemelerinde açılabilir.

14. Nafaka Artırım Davası Konya’da Ne Kadar Sürer?

Nafaka artırım davasının ne kadar süreceği; mahkemenin iş yoğunluğuna, taraflara yapılacak tebligatların tamamlanmasına, ekonomik ve sosyal durum araştırmasının süresine, delillerin toplanmasına ve tarafların iddia-savunmalarına göre değişiklik gösterebilir.

Konya Aile Mahkemelerinde açılan nafaka artırım davalarında da süreç her dosyanın özelliğine göre farklılık gösterir. Tarafların gelir durumunun araştırılması, SGK kayıtlarının celbi, kolluk aracılığıyla ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılması, okul, sağlık, kira veya diğer gider belgelerinin dosyaya sunulması yargılama süresini etkileyebilir.

Uygulamada delil durumu sade olan ve tarafların ekonomik durumunun kolayca tespit edilebildiği nafaka artırım davaları daha kısa sürede sonuçlanabilir. Buna karşılık tarafların gelirinin tartışmalı olduğu, şirket, taşınmaz, araç, banka kaydı veya fiili yaşam standardı araştırması gereken dosyalarda süreç uzayabilir.

Bu açıklamalarımız ışığında Konya Aile Mahkemelerinde nafaka davaları ortalama 9 ay 1,5 yıl arası sürmekte, İstinaf ise ortalama 6 ay ile 1 yıl sürmektedir.

15. Nafaka Artırım Davasında Hakim Nafakayı Tamamen Kaldırabilir mi?

Nafaka artırım davasında davacının talebi, mevcut nafakanın artırılmasıdır. Bu nedenle mahkeme kural olarak artırım talebini değerlendirir. Ancak davalı taraf, usulüne uygun şekilde karşı dava açar veya ayrı bir dava ile nafakanın kaldırılmasını ya da azaltılmasını talep ederse, mahkeme bu talebi ayrıca değerlendirebilir.

Özellikle yoksulluk nafakası bakımından nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya kanunda belirtilen diğer haller nafakanın kaldırılması sonucunu doğurabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinde irat biçiminde ödenen nafakanın bazı hallerde kendiliğinden kalkacağı, bazı hallerde ise mahkeme kararıyla kaldırılacağı düzenlenmiştir.

Ancak yalnızca nafaka artırım davası açılması, hakimin kendiliğinden nafakayı tamamen kaldıracağı anlamına gelmez.

16. Nafaka Artırım Davası Kısmen Reddedilirse Vekalet Ücreti Öder miyim?

Nafaka davalarında kısmen ret konusu önemlidir. Çünkü davacı, mevcut nafakanın örneğin 3.000 TL’den 15.000 TL’ye çıkarılmasını isteyebilir; mahkeme ise talebin tamamını değil, bir kısmını kabul ederek nafakayı 8.000 TL’ye çıkarabilir. Bu durumda dava kısmen kabul, kısmen ret şeklinde sonuçlanmış olur.

2025–2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin yayımlandığını Türkiye Barolar Birliği duyurmuş; TBB açıklamasında asliye mahkemelerinde takip edilen davalar için maktu ücretin 45.000 TL olduğunu bildirmiştir. Ancak nafaka davalarında kısmen red durumunda davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyecektir.

17. Konya’da Nafaka Artırım Davası Avukatlık Ücreti Ne Kadardır?

Konya’da nafaka artırım davası avukatlık ücreti her yıl değişebilmekte olup, 2026 yılı itibarıyla Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde nafaka davaları için belirlenen asgari vekalet ücreti 45.000,00 TL’dir. Konya Barosu’nun tavsiye niteliğindeki ücret tarifesinde ise nafaka davaları bakımından tavsiye edilen ücret 73.410,00 TL olarak yer almaktadır.

Bununla birlikte avukatlık ücreti; dosyanın kapsamına, mevcut nafaka miktarına, talep edilecek artırım oranına, delil durumuna, duruşma ve yazışma yoğunluğuna göre her somut olayda farklılık gösterebilir. Bu nedenle nafaka artırım davası bakımından net ücret değerlendirmesi yapılabilmesi için dosyanın ayrıca incelenmesi gerekir.

Konya’da avukatlık ücretleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için Konya’da avukatlık ücretleri 2026 güncel bilgiler başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

18. Nafaka Artırım Davası Dava Masrafı Ne Kadardır?

Nafaka artırım davası açılırken mahkemeye başvurma harcı, peşin harç ve gider avansı yatırılması gerekir. Nafaka artırım davalarında harç hesabı, artırılması talep edilen yıllık nafaka miktarı üzerinden yapılır.

Örneğin mevcut nafakanın aylık 10.000,00 TL artırılması talep ediliyorsa, harca esas değer yıllık artış miktarı üzerinden hesaplanır. Bu durumda:

10.000,00 TL x 12 ay = 120.000,00 TL

Aşağıdaki örnek masraf hesabı, aylık 10.000,00 TL nafaka artırımı talep edilen ve yıllık 120.000,00 TL üzerinden hesaplanan dava değeri esas alınarak hazırlanmıştır:

Masraf AçıklamasıAdetTutarTürü
Başvurma Harcı1732,00 TLHarç
Peşin Harç14.096,80 TLHarç
Gider Avansı23.180,00 TLMasraf
Toplam8.008,80 TL
Bu tutarlar 2026 yılı için örnek niteliktedir. Dava masrafı; artırılması talep edilen aylık nafaka miktarına, dava açılış tarihine, harç oranlarına, taraf sayısına, yapılacak tebligatlara ve dosyada ihtiyaç duyulabilecek işlemlere göre değişebilir. Ayrıca yargılama sırasında ek gider avansı, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti veya başka masraflar da gündeme gelebilir.
Bu nedenle nafaka artırım davası açılmadan önce, hem talep edilecek artırım miktarının hem de dava masraflarının somut dosya özelinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

19. Nafaka Artırım Davasında Gelecek Yıllar İçin Artış Oranı Talep Edilebilir mi?

Evet. Nafaka artırım davasında yalnızca mevcut nafaka miktarının artırılması değil, gelecek yıllar için artış oranı belirlenmesi de talep edilebilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesine göre hakim, istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. İştirak nafakası bakımından da TMK m.182’de benzer şekilde gelecek yıllara ilişkin ödeme miktarının belirlenebileceği düzenlenmiştir. Uygulamada mahkemeler, talep halinde nafakanın her yıl belirli bir oran üzerinden artırılmasına karar verebilmekte ve bu da genellikle ÜFE oranı olmaktadır.

20. Nafaka Artırım Davasında Artan Nafaka Ne Zamandan İtibaren Geçerli Olur?

Nafaka artırım davasında mahkeme tarafından nafakanın artırılmasına karar verilirse, artırılan nafaka kural olarak dava tarihinden itibaren geçerli olur. Bu nedenle dava dilekçesinde, mevcut nafakanın dava tarihinden itibaren artırılması açıkça talep edilmelidir.

Örneğin aylık 5.000,00 TL olan iştirak nafakasının 15.000,00 TL’ye çıkarılması talep edilmiş ve mahkeme nafakanın 12.000,00 TL’ye artırılmasına karar vermişse, artırılan kısım yönünden dava tarihi esas alınır.

Bu durumda davanın açıldığı tarihten karar tarihine kadar geçen sürede oluşan nafaka farkı da talep edilebilir. Bu nedenle nafaka artırım davası açılırken yalnızca yeni nafaka miktarının değil, artırılan nafakanın hangi tarihten itibaren geçerli olacağının da açık ve doğru şekilde talep edilmesi önemlidir.

21. Nafaka Kararı Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?

Nafaka kararları kesinleşmeden icra edilebilen kararlardır. Nafaka artırım davasında mevcut nafakanın artırılmasına ilişkin bağımsız bir dava niteliğinde olduğundan, verilen artırım kararının kesinleşmeden icraya konulması mümkündür.

22. Nafaka Artırım Davasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Nafaka artırım davası açmadan önce şu hususlara dikkat edilmelidir:

  1. Önceki nafaka kararının kesinleşip kesinleşmediği incelenmelidir.
  2. Mevcut nafaka miktarının hangi tarihten beri ödendiği belirlenmelidir.
  3. Artırım talebi somut delillerle desteklenmelidir.
  4. Çocuğun veya nafaka alacaklısının güncel ihtiyaçları belgelenmelidir.
  5. Nafaka borçlusunun ekonomik durumu araştırılmalıdır.
  6. Talep edilen yeni nafaka miktarı belirlenmelidir.
  7. Gelecek yıllar için artış oranı talep edilip edilmeyeceği değerlendirilmelidir.
  8. Dava dilekçesi genel ifadelerle değil, somut olayın özelliklerine göre hazırlanmalıdır.

23. Sık Sorulan Sorular

a. Anlaşmalı boşanmadan sonra nafaka artırılabilir mi?

Evet. Anlaşmalı boşanma protokolünde belirlenen nafaka, şartlar değişmişse artırılabilir. Özellikle çocuğun ihtiyaçlarının artması veya mevcut nafakanın ekonomik koşullar karşısında yetersiz kalması halinde nafaka artırım davası açılabilir.

b. Nafaka artırım davası için bekleme süresi var mı?

Kanunda sabit bir bekleme süresi yoktur. Önemli olan, önceki nafaka kararından sonra ekonomik ve sosyal şartlarda değişiklik meydana gelmiş olmasıdır.

c. Kararda yıllık artış oranı varsa nafaka artırım davası açılabilir mi?

Evet. Kararda nafakanın her yıl belirli bir oranda artırılacağı yazsa bile, mevcut nafaka güncel koşullar karşısında yetersiz kalmışsa nafaka artırım davası açılabilir. Ancak artırım talebi somut delillerle desteklenmelidir.

d. Nafaka artırım davası Konya’da ne kadar sürer?

Konya’da nafaka artırım davasının süresi mahkemenin iş yoğunluğuna, delillerin toplanmasına, ekonomik ve sosyal durum araştırmasına ve tarafların iddia-savunmalarına göre değişir. Delillerin eksiksiz sunulması sürecin daha sağlıklı ilerlemesini sağlar. Konya Aile Mahkemelerinde nafaka davaları ortalama 9 ay 1,5 yıl arası sürmekte, İstinaf ise ortalama 6 ay ile 1 yıl sürmektedir.

e. Nafaka artırım davası boşanmadan ne kadar sonra açılır?

Somut olayın şartlarına göre değişir. Şartlarda ciddi değişiklik olmuşsa kısa süre sonra da açılabilir. Ancak hiçbir değişiklik olmadan çok kısa süre içinde açılan davalarda ret ihtimali vardır.

f. Nafaka artırım davası her zaman açılabilir mi?

Mevcut nafaka yetersiz kaldığında açılabilir. Ancak mahkeme artırım talebinin haklı olup olmadığını tarafların ekonomik durumu, ihtiyaçlar ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde değerlendirir.

g. Nafaka neye göre belirlenir?

Nafaka; tarafların gelir durumuna, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarına, nafaka borçlusunun ödeme gücüne, çocuğun eğitim ve bakım giderlerine, enflasyona, sosyal yaşam seviyesine ve hakkaniyet ilkesine göre belirlenir.

h. Nafaka artırım davasında hakim nafakayı tamamen kaldırabilir mi?

Sadece artırım davası açılmış olması, hakimin kendiliğinden nafakayı tamamen kaldıracağı anlamına gelmez. Ancak davalı taraf usulüne uygun şekilde nafakanın kaldırılmasını veya azaltılmasını talep ederse bu talep ayrıca değerlendirilebilir.

ı. Nafaka artırım davasında nafaka miktarı dava tarihine göre mi belirlenir?

Evet. Mahkeme, tarafların dava tarihindeki ekonomik ve sosyal durumunu, nafaka alacaklısının güncel ihtiyaçlarını ve nafaka borçlusunun ödeme gücünü dikkate alır.

i. Nafaka artırım davası kısmen reddedilirse vekalet ücreti öder miyim?

Nafaka davalarında kısmen red durumunda davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyecektir.

j. Konya’da nafaka artırım davası avukatlık ücreti ne kadardır?

Avukatlık ücreti; dosyanın kapsamına, talep edilen miktara, delil durumuna ve davanın niteliğine göre değişir. Net ücret için dosyanın özel olarak değerlendirilmesi gerekir.

Konya’da nafaka artırım davası avukatlık ücreti her yıl değişebilmekte olup, 2026 yılı itibarıyla Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde nafaka davaları için belirlenen asgari vekalet ücreti 45.000,00 TL’dir. Konya Barosu’nun tavsiye niteliğindeki ücret tarifesinde ise nafaka davaları bakımından tavsiye edilen ücret 73.410,00 TL olarak yer almaktadır. Konya’da avukatlık ücretleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için Konya’da avukatlık ücretleri 2026 güncel bilgiler başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

k. Nafaka artırım davası dava masrafı ne kadardır?

Dava masrafı; harç, gider avansı, tebligat ve diğer yargılama giderlerinden oluşur. Masraf miktarı dava tarihine ve dosyanın kapsamına göre değişir. Nafaka artırım davalarında harç hesabı, artırılması talep edilen yıllık nafaka miktarı üzerinden yapılır.

l. Nafaka artırım davasında artırılan nafaka ne zamandan itibaren geçerli olur?

Nafaka artırım davasında artırılan nafaka, kural olarak dava tarihinden itibaren geçerli olur. Bu nedenle dava dilekçesinde artırımın dava tarihinden itibaren geçerli olması açıkça talep edilmelidir.

m. Nafaka artırım kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?

Nafaka artırım davası sonucunda verilen karar, mevcut nafakanın artırılmasına ilişkin bağımsız bir nafaka kararı niteliğinde olduğundan kural olarak kesinleşmeden icraya konulabilir.

Sonuç

Nafaka artırım davası, mevcut nafaka miktarının değişen ekonomik ve sosyal koşullar karşısında yetersiz kalması halinde açılabilen önemli bir aile hukuku davasıdır. Nafaka miktarı ilk karar tarihinde tarafların ekonomik durumu ve mevcut ihtiyaçlar dikkate alınarak belirlenmiş olsa da zaman içerisinde enflasyon, hayat pahalılığı, çocuğun eğitim ve bakım giderlerinin artması ya da tarafların gelir durumundaki değişiklikler nedeniyle yetersiz hale gelebilir.

Özellikle anlaşmalı boşanma sonrasında belirlenen nafaka miktarları bakımından da şartlar değişmişse nafaka artırım davası açılması mümkündür. Ancak bu davalarda yalnızca nafakanın artırılmasını istemek yeterli değildir. Mevcut nafakanın neden yetersiz kaldığı, tarafların ekonomik durumunda ne gibi değişiklikler olduğu ve talep edilen yeni nafaka miktarının hangi somut gerekçelere dayandığı açık şekilde ortaya konulmalıdır.

Bu nedenle nafaka artırım davası açılmadan önce mevcut nafaka kararı, kararın tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, çocuğun güncel ihtiyaçları, deliller, talep edilecek artırım miktarı, dava masrafları ve davanın olası sonuçları dikkatle değerlendirilmelidir.

Konya’da nafaka artırım davası, anlaşmalı boşanma sonrası nafaka artırımı, iştirak nafakası veya yoksulluk nafakası konularında Konya boşanma avukatı desteği alınması,
hak kaybı yaşanmaması açısından önemlidir.

Nafaka Artırım Dilekçesi Örneği

KONYA NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE

DAVACI:
Ad Soyad – T.C. Kimlik No – Adres

DAVALI:
Ad Soyad – T.C. Kimlik No – Adres

KONU:
Mevcut nafaka miktarının artırılması talebimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Taraflar, … Aile Mahkemesi’nin …/… Esas, …/… Karar sayılı ilamı ile boşanmış olup, müşterek çocuk/nafaka alacaklısı lehine aylık … TL nafakaya hükmedilmiştir.
  2. Nafaka miktarının belirlendiği tarihten bu yana ekonomik koşullar önemli ölçüde değişmiştir. Enflasyon, hayat pahalılığı ve temel yaşam giderlerindeki artış nedeniyle mevcut nafaka miktarı ihtiyaçları karşılamaktan uzak hale gelmiştir. ( ekonomik koşullardaki değişimler, masraflar , giderler ayrıntılı olarak izah edilebilir )
  3. Müşterek çocuğun yaşı ilerlemiş, eğitim, servis, kırtasiye, sağlık ve sosyal ihtiyaçları artmıştır. Mevcut nafaka miktarı çocuğun güncel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemektedir. ( çocuk varsa ve velayeti davacıda ise )
  4. Davalının ekonomik durumu ve ödeme gücü dikkate alındığında nafakanın artırılması hakkaniyete uygundur.
  5. Açıklanan nedenlerle mevcut … TL nafakanın dava tarihinden itibaren aylık … TL’ye artırılmasına karar verilmesini talep ederiz.

HUKUKİ NEDENLER:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, HMK ve ilgili mevzuat.

DELİLLER:
Boşanma ilamı, nafaka kararı, okul kayıtları, fatura ve makbuzlar, SGK kayıtları, ekonomik sosyal durum araştırması, banka kayıtları, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, mevcut nafaka miktarının dava tarihinden itibaren aylık … TL’ye artırılmasını, her yıl ÜFE oranında artırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz.

Davacı / Vekili
Ad Soyad
İmza

İletişim | Av. Süleyman GÜNEY

Av. Süleyman Güney – Konya Boşanma ve İş Davası Avukatı
Boşanma, tazminat, nafaka artırım davası, anlaşmalı boşanma sonrası nafaka artırımı, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve aile hukuku uyuşmazlıkları hakkında hukuki destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Telefon: 545 692 5022
E-posta: av.suleymanguney@gmail.com
Web: www.suleymanguney.av.tr

Görüşmeler randevu ile yapılmaktadır.

© 2026 Av. Süleyman Güney – Tüm Hakları Saklıdır.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir